ASİAD : BAŞKANI BAŞARAN, SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINI ELEŞTİRDİ..

ASİAD :  BAŞKANI BAŞARAN, SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINI ELEŞTİRDİ..

Türkiye Patronlar Platformu (TPP) Avrasya Sanayici ve İşadamları Derneği (ASİAD) Genel Başkanı Ömer Faruk Başaran, koronavirüs tedbirleri kapsamında getirilen haftasonunu kapsayan iki günlük sokağa çıkma yasağı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Önemli bir çalışan kesimin yasaktan muaf tutulduğunun altını çizen Başaran, “Görüntüler çok üzücü. Pandemi başladığından bu yana bir kez daha gördük ki Türkiye koronaya, krizi yönetmekten çok yeni krizler ortaya çıkaran bir yönetimle yakalanmıştır” dedi.

‘Endişe ve korku yarattı’

Korona nın Türkiye’de başladığı ilk günden itibaren sokağa çıkma yasağı uygulanması gerektiğini her platformda dile getirdiklerini ifade eden Başaran, “Hükümet, sokağa çıkma yasağı getirerek çok yerinde bir adım atmıştır. Fakat bu durumun 2 saat önceden açıklanması, büyük bir psikolojik baskı, endişe ve korku içerisindeki halkı, daha fazla paniğe sürüklemiş ve bir aydır uygulanmaya çalışılan sosyal izolasyon ve sosyal mesafe çabalarını da boşa çıkarmıştır. Hatta ciddi bir bulaşmaya zemin hazırlamıştır” dedi.

‘Bulaşmanın hızı kesilmiyor’

Yasaktan muaf tutulan çalışan kesim kararını da eleştiren Başaran, “Pandemi süresince parça parça uygulamaya alınan tedbirler, üzülerek görüyoruz ki, bulaşmanın hızını kesmemiş, hatta toplumda ve özellikle de çalışan kesimde, esnafta ve KOBİ’lerde çok ciddi endişe ve moral bozukluğuna neden olmuş, uzun vadede telafisi zor ekonomik sıkıntılar ortaya çıkarmıştır. Salgın süresince çalışan bir vatandaşın her gün işe gidip gelmesinin, evde karantina altındaki ailesine hiçbir faydası yoktur. Bu tablo, öngörüsü eksik veya yanlış bir yönetimin sonucudur” dedi.

Sonuçlar öngörülmeli’

Türkiye’nin birçok zorluğu omuz omuza vererek, eşi benzeri görülmemiş dayanışmalarla yendiğini belirten Başaran, “Yaşadığımız bu zorlu günleri, yine hep birlikte, sosyal izolasyon, sosyal mesafe ve yetkililerin bildirdiği tedbirlere uyarak geride bırakacağımıza inanmaktayım. Hükümet, bundan sonra alacağı kararların sonuçlarını çok iyi öngörmelidir. Doğru zamanda, kontrollü, planlı ve önceden toplumu bilgilendirerek karar verilmeli ve süreç bir panik havasında yönetilmemelidir” diye konuştu.